Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?

Elif Kula adım.1988 doğumluyum. Liseyi İstanbul’da okudum ,Fatih Gelenbevi Anadolu Lisesinde. Liseden sonra 2 sene hem çalışıp hem de hafta sonları dershaneye giderek üniversiteye hazırlandım .Sonra İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Kimya Öğretmenliği bölümünü kazandım.5 sene okudum ve daha sonra kendimi geliştirmek için bilim adına kimya bölümünde yüksek lisans yaptım. Aynı zamanda Ege Üniversitesinde Biyokimya bölümünde yüksek lisans yapmaya başladım fakat ikisi bir arada yürümediği için yarıda bıraktım .Şimdi de tez savunmamı bekliyorum mezun olacağım yüksek lisanstan.

Bölümünüz hakkında bilgi sahibi olmayanlar için biraz okuduğunuz bölümden bahseder misiniz ?

2008 yılında üniversiteye başladım. Benden önceki dönemlerde ilk 3,5 yıl sadece kimya dersleri alıp son 1,5 yıl ise formasyon yani eğitim dersleri almışlar. Fakat öğrencilerin zorlanıldığı görülünce benim okuduğum dönemde son 1,5 yıldaki dersleri dağıttılar ve 4 yıl boyunca hepsini ortak gördük. Son sene stajımız vardı bizleri okullara dağıttılar stajımızı yaptık ve mezun olduk.

Meslek seçiminiz de hiç pişman olduğunuz oldu mu ?

Yani olmadım .Öğretmenlik yapmayı çok seviyorum. Keşke ülkemizdeki tüm öğretmenler hemen öğretmen olabilseler. Üniversitede sizde göreceksiniz ilerde çok güzel şeyler öğreneceksiniz. Laboratuvar dersleri çok güzel geçiyor .Eğitim derslerinde ; program geliştirme, materyal hazırlama, çocuklara derste atom modelleri gösterme ,görsel sunumlar yaparak öğrencilere daha iyi öğretme vb. gibi yöntemler öğreneceksiniz ve mezun olunca çok uygulamak isteyeceksiniz. Staj da bunu göremedik çünkü daha iyi öğretmeden çok olay müfredatı yetiştirmeye , ders süresini ayarlamaya ,derse başlamak için uygun ortamı sağlamaya dönüyor. Bilgiyi en hızlı şekilde vermeye çalışıyoruz. Örneğin; staj yaparken deney günümüzdü ve o gün hocamız akıllı tahtadan deney yaptı. Nedenini sorunca , eşyaların uzun zamandır orda olduğunu ve nasıl olduklarını bilmediği için akıllı tahtada yaptığını söyledi. Bence yaparak öğretilmeli yaparken hata yapılmalı veya kırılıp dökülse bile bunu göstererek yapmalıyız. Böyle olduğunu görünce bir an pişmanlık hissine kapıldım. Keşke kimya bölümünü yazsaymışım dedim. Çünkü kimya bölümü okuyan birisi formasyon ile öğretmen olabiliyor. Belki o kişiden daha idealist olabiliriz ama kpss karşısında hiçbir önceliğiniz kalmıyor. Biraz da eğitim sistemimizden kaynaklanıyor. Kpss benim mantığıma hiç uymuyor. Tarih dersini hiç sevmedim ve kimya öğretmenliği okuduğum için bana çok ters düştü. O kadar sınava girip mülakata hak kazanıyorsun ve düşük alan yada yüksek alan kişi aynı kefeye konuyor. Yüksek alan bir kişi rahatça elenebiliyor.

Okuduğunuz bölümün size göre olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir ?

Olumsuz yönü öğretmenlere verilmeyen değer .Atanma ve sınav sıkıntısı. Genel kültür ve genel yetenek sınavı yerine bence psikolojik sınav yapmalılar. Hitabın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Derste sıkıcı olmamalısın ve kendini sevdirmelisin. Öğrenci böyle güveniyor. Özel ders verdiğim öğrencilerimden birisi hep yapamayacağını düşünürdü . Ben ders vermeye başlayınca, onunla konuşunca, teşvik edince ,onun yapabildiğini kendisine gösterince kendisine güven gelmeye başladı. Çünkü yapabilecek birisiydi ve sınavlarında artış oldu. Bu bölümden mezun olanların lise öğretmeni olması çok güzel bir yan bence. Öğrencinin bir sıkıntısı olduğu zaman karşılıklı bir kahve içip dertleşilebiliyor. Bütün öğrencilere yapamasan da birinin hayatına yardımcı olabilecek ona yön verecek dokunuşlar yapabiliyorsun. Her öğretmen bunu başarsa çok güzel bir toplumsal başarı elde edebiliriz. Ama bence sınav sistemi bunu engelliyor ve ezberleyen kişiler atanıp öğrencilere ezberletmeyi hedefliyor.

Öğretmenlik yaptınız mı ? Yaptıysanız, ilginç bir anınızı paylaşır mısınız ?

Yaptım. Özel dersler verdim etüt merkezlerinde çalıştım. Aslında çok sinirlendiğim bir an olmuştu.
Genelde öğrencilerimle çok iyi anlaştım. Sadece 2 tanesiyle anlaşamadım. Özel ders verirken masadan kalkıyor , ben bir cama çıkayım diyor , devam ederken elinde başka şeylerle oynamaya başlıyor. Hep konuştum .Ailevi sıkıntıları vardı ve yardımcı olmak istedim. Mesele asla para değil bir şeyler öğretmek istiyorsun , çırpınıyorsun hala dalgacı tavra devam ediyor. Benim için öğrettiğim kişi başarılı olamayacaksa , verim alamayacaksa olmasın daha iyi. Öğrenciniz iyi not aldığı zaman gerçekten mutlu oluyorsunuz. Çok sinirlenmiştim ve bir daha dersine gitmedim.

Bölümünüzün iş olanaklarından biraz bahseder misiniz?

Ben İzmirdeyken arkadaşlarım temel lise veya kurs merkezlerinde öğretmenlik yaptılar. Özel sektör devlet okullarına göre zor. Daha çok çalışma ve karşılığı daha az. Kimya üstüne yüksek lisans yaptığım için Tubitak projelerim , kendi tez çalışmam oldu. İlaç firmalarına başvurabiliyorsunuz. Büyük şehirlerde kolej, kurs merkezi , temel lise daha çok olduğundan tercih edilebiliyor. İyi kolejlerde projeleriniz uluslararası olabiliyor , Tubitak projeleri , yarışmalar olabiliyor. Öğrendiğiniz birçok şeyi uygulamalı olarak yaşatabiliyorsunuz. Ama bence kpss’ye çalışın son senenizde ve iyi bir öğretmen olmak için adımınızı atın. Akademisyen olarak da kalabilirsiniz okuduğunuz üniversitede belirli şartları sağlayarak. Bölüm okudukça güzelleşiyor ve daha çok sevmeye başlıyorsunuz.

Mezun olduktan sonra iş hayatınıza nasıl başladınız ? İlk iş deneyimleriniz nelerdir ?

Mezun olduktan sonra direk yüksek lisansa başladım . Bu nedenle dershanelerde yarı zamanlı öğretmenlik yaptım yada özel ders çok fazla verdim. Yüksek lisans yaparken bir kimya firmasında çalıştım. Projem vardı ve proje yürütücüsü olarak çalıştım. Tubitak’ta projem vardı 1 sene araştırmacı olarak çalıştım.

Şu an tam olarak iş hayatınızda ne yapıyorsunuz ?

Ailevi sebeplerden dolayı İzmir’den İstanbul’a taşındım . İzmir ‘de kalsaydım ilaç firmasında devam edecektim ve doktoraya başlayıp akademisyenlik yapmayı düşünüyordum. Şu an iş başvurularımı yaptım ve çalışmak istediğim bir firma var . Biyoteknoloji firması ve enzim üretiyorlar endüstriyel amaçlı tıbbi bir firma. Bende enzimler ile çok çalıştım ve çok sempatik geliyorlar 🙂

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı ?

Üniversite hayatınızı doya doya yaşayın . İlk sene notlarınızı oldukça yüksek tutun çünkü diğer seneler biraz zor olabiliyor. Bence öğrenebildiğiniz kadar çok şey öğrenmeye çalışın. İngilizceniz iyiyse bilimsel yayınları okuyun . Gerçekten değişik kültürel şeyler öğreniyorsunuz .Özellikle yüksek lisansta araştırma yeteneğinizi daha çok güçlendiriyorsunuz. Bilimsel çalışmaları görünce insanların neler yapabileceğini görüp vizyonunuzu genişletiyorsunuz. Ne kadar çok vizyon sahibiyseniz öğrencilerinize o kadar yardımınız dokunuyor. Daha düşünen soran araştıran bireyler oluyorlar. Öğretmenlikte en önemli şey bu. Bilgiyi her yerden öğrenebiliyoruz. Önemli olan bizim en iyi şekilde öğretebilmemiz. Nasıl daha iyi bir öğretmen olabilirim, nasıl daha iyi öğretebilirim diye düşünmeliyiz. Karşınızda gözleri parıldayan ,öğrenmiş bireyler insana mutluluk katıyor !

 

İrem Sahra KAVAK ve Derya SÜLÜN olarak Elif KULA’ya teşekkür ederiz.. 🙂

Kategoriler: Uncategorized

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir